27 Mart 2017 Pazartesi Saat 17:23
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dereler, 9 Kasım Trabzon Mitingi’ne akıyor, HES projeleri yargıdan dönüyor…
07 Kasım 2014 Cuma Saat 14:43
Derelerimiz Kurumasın Ormanlarımız yaylalarımız satılmasın diyorsan 9 kasım saat 12 de Trabzon meydanda olmalısın

Dereler, 9 Kasım Trabzon Mitingi’ne akıyor, HES projeleri yargıdan dönüyor…

Rize İdare Mahkemesi’nin reddettiği Ardanuç HES’in ÇED davası, Danıştay tarafından köylülerin lehine bozuldu. Danıştay, ‘HES’ler birbirinden bağımsız düşünülemez’ dedi

Yurt genelindeki bütün yaşam alanlarında suyunu, toprağını, havasını, yaşam alanlarını korumak için mücadele eden yaşam savunucuları ile çevrecilerin, Derelerin ardanuç-polat dereKardeşliği Platformu’nun çağrısıyla 9 Kasım’da Trabzon’da 

düzenleyeceği miting öncesinde, yargıdan HES’lere karşı sevindirici bir haber daha geldi.

Danıştay, Ardanuçlu köylülerin, ‘Ardanuç 5 regülatörleri ve HES’ projesine karşı açtıkları ve Rize İdare Mahkemesi’nin reddettiği davayı bozdu ve HES davalarında esas oluşturacak bir karara daha imza attı.

 

Danıştay 14. Dairesinin verdiği kararda, ‘söz konusu HES projesinin ÇED Olumlu Raporunda aynı vadideki HES projelerinin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceği’ vurgusu da yapıldı.

ÇED davası reddedildi

Rize İdare Mahkemesi, Ardanuçlu köylülerin, Yeşil Mavi Elektrik Üretim şirketi tarafından yapımı planlanan 12,93 megavat kurulu gücündeki ‘Ardanuç 5 regülatörleri ve HES’ projesi hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği ‘ÇED Olumlu Raporuna’ karşı 4.3.2013’te açtığı davayı, Bilirkişi Raporu doğrultusunda ‘ÇED Olumlu Raporu’nun yeterli olduğu gerekçesiyle 27.3.2014 tarihli kararıyla iptal etmişti.

 

Mahkeme ayrıca kararında, ‘aynı havzada Ardanuç 5 regülatörleri ve HES projesi dışında birden çok HES planlanmakta ise de diğer projelerin henüz plan aşamasında olduğu ve dolayısıyla yapılıp yapılmayacağı belli olmayan projeler hakkında havza planı yapılmasına gerek olmadığı’ gerekçesini göstermişti.

Köylülerden ret kararına itiraz

Davada köylülerin avukatlığını üstlenen Halis Yıldırım, Bilirkişi Heyetinin hazırladığı rapora itiraz ederek, mahkemeye sunmasına karşın, mahkeme heyeti bu yöndeki uyarı, belge ve bilgileri dikkate almamıştı.

Rize İdare Mahkemesinin ‘iptal kararını’ Danıştay’a taşıyarak itiraz eden köylülerin avukatı Halis Yıldırım, Danıştay 14. Dairesi tarafından bozulduğunu bildirdi.

 

Yetersiz bilirkişi raporu!

Doğal ve koruma öncelikli güzellikleriyle bilinen ve birçok endemik türe ev sahipli yapan Ardanuç havzasında, Suat ve Polat Dereleri üzerinde kurulması planlanan ‘Ardanuç 5 regülatörleri ve HES projesi dışında 4 ayrı HES projesi daha planlandığını kaydeden Yıldırım, “Ancak yapılan bu HES’lerin Ardanuç Havzasına yapacakları toplam etki saptanması amacıyla herhangi bir bütüncül inceleme ve havza planı yapılmadan ÇED Raporu hazırlanmıştır. Ardanuç halkı tarafından Rize İdare Mahkemesi’nde açılan davada yapılan keşif üzerine hazırlanan Bilirkişi Raporunda ise havza planının yapılmadığı saptanmasına rağmen bu durum bir eksiklik olarak değerlendirilmemiş ve ÇED Raporunun yeterli olduğu belirtilmiştir. Rize İdare Mahkemesince de bu bilirkişi raporu esas alınarak dava reddedilmiştir” dedi.

Yeniden keşif

Danıştay 14. Dairesi’nin, 16.09.2014 tarihli bozma kararında, Bilirkişi Raporunun eksik değerlendirmeyle hazırlandığı vurgusu yapıldığını anlatan Yıldırım, kararda yeniden keşif yapılması kararı verildiğini de kaydetti.

 

Rize İdare Mahkemesi’nin ret kararını bozan Danıştay’ın kararında, ‘proje mahallinde tekrar yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, Ardanuç 5 DEKAP-Trabzon-Mitingiregülatörleri ve HES projesinin plan aşamasında olan diğer projelerle birlikte değerlendirilerek ondan sonra havza planı yapılıp yapılmamasına karar verilmesi gerektiği’ de belirtildi.

Danıştay 14. Dairesinin verdiği bozma kararını değerlendiren davanın avukatı Halis Yıldırım, “Önemle belirtmek gerekir ki; Bakanlık tarafından ÇED Olumlu Raporu verildiği 23.11.2012 tarihi ile Rize İdare Mahkemesi’nin ret kararı verdiği 27.03.2014 tarihinde, Ardanuç sınırları içindeki tek ÇED Raporu nihai hale getirilen proje ‘Ardanuç 5 regülatörleri ve HES’ projesi idi. Diğer HES projelerinin ÇED Raporlarının nihai hale getirilmemesi ve bu sayede de açılan davalarda Bakanlık tarafından havzada planlanan tek bir HES bulunduğu ve bu sebeple havza planına gerek olmadığı yönünde savunmalar yapılmasına neden olmaktaydı” dedi.

Danıştay’a yaptıkları temyiz başvurularında, ‘diğer projelerin yapım aşamasına gelememesinin havza planına engel olmayacağı, önemli olan bu projelerin yapılmasının planlanmış olmasının değerlendirme için yeterli olduğunu’ vurgulayan Yıldırım, Danıştay’ın da bu gelişmeyi dikkate aldığını kaydetti.

Danıştay kararı sırasında, Ardanuç Havzasında dava konusu proje dışında, ‘Ardanuç 7-8 regülatörleri ve HES’ projesinin de ÇED Raporunun halkın görüş ve önerilerine açıldığını vurgulayan avukat Yıldırım, “Bu ÇED Raporuna ise yakın bir tarihte olumlu kararı verileceği kuşkusuz olup, Danıştay 14. Daire’nin kararının haklılığı da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Zira Rize İdare Mahkemesi karar verdiği tarihte Ardanuç Havzasında ÇED Raporu hazırlanan tek HES, ‘Ardanuç 5 regülatörleri ve HES’ projesi iken, Danıştay 14. Daire’nin karar verdiği tarihte ise ‘Ardanuç 7-8 regülatörleri ve HES’ projesinin ÇED Raporu da hazırlanmıştır. Bu itibarla bu kararda da görüldüğü üzere bölgenin çevre açısından kaderi yetersiz Bilirkişilerin iradesine teslim edilmiş gözükmektedir. Üst üste ve birçok davada aynı Bilirkişilerce yasaya ve ilgili değişik yönetmeliklere oluşturulan ve de bir anlamda mahkeme kararlarına dönüşen Bilirkişi Raporları ilgili herkesin yakından incelemesini gerektirmektedir. Danıştay 14. Daire kararı bu açıdan da çok anlamlıdır” diye konuştu. 

DEKAP’tan 9 Kasım çağrısı

Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) adına yapılan değerlendirmede ise HES’lere karşı yaklaşık 7 yıldır sürdürülen hukuk mücadelesinde yüzün üzerinde durdurma ve iptal kararı verildiği anımsatılarak; Danıştay’ın bu son kararının, 9 Kasım Trabzon mitingi öncesinde adeta doping etkisi yarattığı kaydedildi. 

DEKAP değerlendirmesinde ayrıca, 9 Kasım Pazar günü Trabzon’da yapılacak olan, ‘Karadeniz Kararmasın, Geleceğimiz Solmasın’ mitingi için yapılan çağrı da yenilendi. 

DEKAP’ın 9 Kasım Trabzon mitingi için yaptığı çağrı şöyle: 

Derelerimiz, Yaylalarımız, Ormanlarımız Satılık Değil!.. Yaşamı Savunuyoruz, 9 Kasım’da Trabzon’da Buluşuyoruz…DEKAP-Dereler Trabzon'a Akıyor 


Karadeniz Kararmasın, Geleceğimiz Solmasın… Yaşamın Yağmalanmasına Karşı 9 Kasım Pazar Günü Saat:12.00’da Trabzon’dayız!

Yaşam alanlarımız, ülkemizin dört bir yanında açgözlü sermaye sahipleri ve çok uluslu şirketlerin yağmasıyla karşı karşıya. Paranın gücüne iman edenler, doğamıza ve yaşam alanlarımıza el koymak istiyor. 

Yüzyıllardır üreterek var ettiğimiz, yaşadığımız vadilerimizin, köylerimizin, yaylalarımızın yolunu bilmeyenler; yaşadığımız sıkıntılara, sorunlarımıza kulaklarını tıkayıp görmezden gelenler bugün, siyasi iktidarın hukuksuz yasa ve yönetmeliklerinden cesaret alarak yaşam alanlarımıza üşüştüler.


Derelerimizi, ormanlarımızı, yaylalarımızı istila edip, bizleri yersiz-yurtsuz bırakmak, yaşadığımız yerlerden göçe zorlamak için geliyorlar. 

Siyasi iktidarın rant kapısı olarak görerek sermaye sahiplerine sunduğu hayatımızın; derelerimizde, ormanlarımızda, yaylalarımızda yaşayan binlerce canlı türünün hiçbir önemi yok. Sadece ve sadece parayı ve kasalarını doldurmanın hayalini kuruyorlar. Yalanla, hileyle bizleri kandırmaya çalışıyorlar. 

Bu büyük yağma harekâtına karşı, ‘Derelerimiz, ormanlarımız, yaylalarımız satılık değil’ diyoruz… Doğamızı ve yaşamı savunuyoruz.

‘Enerji ihtiyacı’ bahanesiyle, hidroelektrik santral (HES) projeleriyle derelerimizi kurutup, tünellere hapsediyorlar. Yaylalarımız, köylerimiz ve vadilerimizde iş makineleriyle açıkça katliam yapıp, binlerce canlının doğal yaşam alanını yok ediyorlar. 

Oysa biz HES’lerin, sularımız ve derelerimizi, doğal yaşam alanlarımızı sermaye sahiplerine peşkeş çekme projesi olduğunu biliyoruz. Bu yüzden, ‘Satılık Suyumuz Yok’ diyoruz. HES’leri istemiyoruz! 

‘2B Projesi’ ile orman vasfını yitirmiş arazilerin satışıyla, tarım alanlarımız elimizden alınıp, ormanlarımız imara açılırken; şimdi de Karadeniz Bölgesindeki yaylalarımızı boydan boya geçecek olan ‘Yeşil Yol Projesi’ ile el değmemiş ve koruma önceliği olan doğal yaşam alanlarımız da yok edilerek, yaylalarımız imara açılmak isteniyor. Bu nedenledir ki, Yeşil Yol ile yaylalarımız betonlaşmaya teslim edilecek, tarihten bugüne miras kalan doğal güzelliklerimiz yok olacak.

Yolun başında bekliyor, yol vermiyoruz… Yeşil Yol’u istemiyoruz!

Termik ve nükleer santrallerle, siyanürlü maden arama çalışmalarıyla hayatlarımız tehlikeye atılıyor, sağlıklı yaşam hakkımız elimizden alınıyor, doğada onarılamayacak yaralar açılıyor.

Termiksiz, nükleersiz, siyanürsüz bir yaşam istiyoruz!

Her dere başında bir taş ocağı, yaşam alanlarımızda beton santralleri, çöp tesisleri kurmak istiyorlar.  Zehir solumak istemiyoruz!

Yıllardır yaşam alanlarımızı talan etmek isteyenlere karşı mücadele ediyoruz. Kimimiz HES belasına, kimimiz nükleere, kimimiz taş ocaklarına, kimimiz siyanüre karşı doğayı ve yaşamı savunuyoruz.

 

Hepimiz aynı yağma politikasının farklı sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Bu yağma, ülkemizde ve özellikle de bölgemizde, doğal yaşam alanlarımızı sermaye sahiplerine peşkeş çekerek, biz canlıları yurtsuz bırakma politikasıdır.

Artık yasalar bile bu talanı kolaylaştıracak şekilde çıkarılıyor. Mahkeme kararları görmezden gelinip, hukukun arkasından dolanarak hileler yapılıyor.

Bize ise, yaşam alanlarımızı ve doğamızı savunmak için tek yol kalıyor; omuz omuza verip kendi gücümüze güvenmek!

İşte bu yüzden bu yağma harekâtına karşı duran, vadisini, deresini, köyünü, ormanını, yaylasını savunan herkesi omuz omuza vermeye, hep birlikte yaşamı savunmaya çağırıyoruz!

Gelin canlar-canlılar bir olalım, omuz omuza duralım, doğayı ve yaşamı savunmak için 9 Kasım Pazar günü Saat:12.00’da Trabzon’ da buluşalım!”

Bu yazı toplam 718 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar