21 Ekim 2017 Cumartesi Saat 09:10
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hayrat Yığa Köy adının manası üzerine yapılan araştırmalar
30 Temmuz 2013 Salı Saat 05:28
HAYRAT YIĞA KÖY ADININ MANASININ YORUMLANMASI, YAPILAN ARAŞTIRMA SONUÇLARI

Yığa Köy adının manası üzerine yorumlar:

Türkiye’de 40000 den fazla köy adları içerisinde çoğu köy adları birden fazla olmasına rağmen Yığa köy adına rastlanmamaktadır. Ancak “yığa” sözüne yakın köy adları vardır.

Trabzon Köy adları ile ilgili çalışma yapan İlyas Karagöz köy adının Rum kaynaklarına göre civardaki kapalı bir köprüden aldığını belirtir. Ancak bu köprü adının ne olduğunu ve ne manaya geldiğini belirtmez. Ona göre; Yunanca “gigas” (Türkçesi “dev”) veya Karahanlılardaki “Yığan” erkek adının bu köye isim vermiş olabileceğini belirtir.[1]

Antik Yunancada “yia”, “yie”, “yiares” sözleri Türkçede “pınar, su kaynağı” manasına gelir.

Yunan sözlüklerde ise “yi” sözü “topark zemin, arazi”, ve “ear” sözü “su kaynağı” manasına kullanıldığını belirten Özhan Öztürk “Yığa” sözünün bu iki kelimeden birleştiğini savunur.[2]

Tarafımdan yapılan çalışmalarda hiçbir eski çağ dillerinden hiçbirinde “yığa” kelimesine yakın bir kelimeye denk gelinmedi.

Codeks Comanikus’a göre “Yığa” sözüne yakın sözcükler: Codeks Comanikus Latinlerin Hıristiyanlık misyonerliği yapmak amacıytla kendi kiliselerindeki papazlara yönelik yaptıkları bir sözlüktür. Genelde bugüngü Ukrayna’de Deşt-i Kıpçak denen yerler ve buradan sürülen Kıpçak- Kuman kökenli halkların dillerini kapsar. Kıpçak (Kuman) Türkçesi sözlüğü olan Codeks Comanicus adlı kaynakta “Yığa” kelimesine yakın kelimelere rastlandı. Bunlar:

“yoğa” sözü günümüzdeki “yufka” yani “ince” sözünü karşılar.

 “yuğa- yuvka- yorka sözleride “ince, yufka yer” manasına kullanılır.

 “yova” sözü “soğan, yabani soğan” manasına kullanılmıştır.

Kıpçak- Kuman Türkleri ile ilgili olarak Musul Atabeyliği’ni oluşturan 14. yüzyıl Türkmenlerinin “yıva/ yuva Türkleri” olduğu Bütün Türk Halkları adlı kitabın 40. sayfasında yer almaktadır.

Türkçe kaynaklarda Yığa sözünün taranması:

Eski Türkçede “yuğ” sözü “cenaze töreni” manasına gelir. Buradan “cenaze töreni yapılan yer” manasına yuğa/ yığa sözü olabilir.

En eski yazılı Türk kaynaklarından Divan-ı Lügat-it Türk’te “yığaç” sözü ağaç manasındadır. Aynı şekilde yine en eski Türk kaynaklarından Kutadgu Bilig’te “yıgaç” sözü ağaç manasında kullanılmıştır.

Kutadgu Bilig’te “yiğ” sözü günümüz Türkçesindeki “yeğ” yani ehven, evla, iyi karşılığında kullanılır.

Konu ile ilgili çoğu Türk kaynaklarında ise “Yıva” sözü Oğuzların Üçok koluna mensup “Yıva”lardan bahseder. Bu sözün kelime manası ise “derecesi hepsinden üstün” manasındadır.[3] Faruk Sümer, Yuvalı, Karalı Yuvalı Türkmenlerinin Dulgadiroğlu olduğunu belirtir.[4] Yavuz Sultan Selim’in annesi Ayşe Hatun (Trabzon’da Gülbahar Hatun olarak geçer) uzun yıllar Trabzon’da yaşamış ve efradından birçok kimsenin görevli olarak Trabzon’a yerleşmesine neden olmuştur. Dulgadiroğlu beyliğinin dağılmasından sonra bu belki halkından çok sayıda insanın Trabzon, Sürmene ve Of çevresine yerleştiği bilinir. Of ve çevresine İslamiyeti yaymaya çalışanların da Maraşlı Saçaklızadeler olduğu düşünülürse[5] Yıva Türk boyunun bölgede izleri ve etkisi ortaya çıkmış olur.

A. Menderes Kaya “Yıvacık Türkmenleri” olarak belirttiği bir boyu Avşar Türklerinden sayar.[6]

Türkay’da “Yıva Türkmenlerini” Tabanlı Türkmenleri olarak belirtir.[7]

S. Orhan ise “Yuva Türkmenleri” ve “Yuva-i Küçük” denen topluluğu Türkmen boylarından sayar.[8]

Yukarıdaki çıkan bilgiler bir araya getirildiğinde Yığa köyü’nün bölgede en önemli Türkleşmeyi sağlayan ve bölgeye Hıristiyan Türkü olarak gelen Kuman-Kıpçak Türkleri tarafından veya eski Rum köyü üzerine gelen Dulgadiroğullarından olan Yıva Türklerinin Maraş ve çevresinden gelenlerin etkin olduğu köy olarak düşünülebilir. Bölgede Hıristiyan nüfusun olması bunların Yunan kökenli olacağı manasına gelmediği düşünülmelidir. Kupçak-Kuman Türkleri Hırıstiyan Türkü olarak bölgeye yerleştiğinde bnulundukları devlet olan Doğu Roma İmaparatorluğunun tebası olduklarından Rum olarak anılmışlardır. Burdaki Rum sözü Yunan değil “Romalı” manasına gelir. Bu nedenle bu köydeki daha sonra bölgeyi terk eden Rumların da Türk asıllı olduğu düşünülebilir.                                                                                                                   Alıntı: Ömer Umur

[1] İlyas Karagöz, Trabzon Yer Adları, Trabzon, 2006, s. 238-239

[2] Özhan Öztürk, Karadeniz Ansiklopedisi, C.2, s. 1183)

[3] Faruk Sümer, Oğuzlar (Türkmenler), İstanbul, 1999, s. 230-231

[4] Faruk Sümer, Oğuzlar (Türkmenler), İstanbul, 1999, s.195

[5] Haşim Albayrak, Trabzon Kahramanmaraş Kardeşlik Köprüsü ve Saçaklızadeler, İstanbul 2009, s. 27

[6] A. Menderes Kaya, Avşar Türkmenleri, Kayseri, 2004, s. 210

[7] Cevdet Türkay, Oymak,Aşiret ve Cemaatler, İstanbul, 2005

[8] Sakin Orhan, Anadolu’da Türkmenler ve Yörükler, İstanbul, 2006, s. 343


KÖYÜMÜZDEKİ  SÜLALELER

Aptioğulları

Aşçıoğulları

Berberoğulları

Boduroğulları

Cebiroğulları

Çıplakoğulları

Feyizoğulları

Husamoğulları

Kabaoğulları

Kaboğulları

Kazmazoğulları

Ligitoğulları

Mutrupoğulları

Nanakoğulları

Nuhoğulları

Ömerefendioğluları

Ömeroğulları

Sogdoğulları

Şeyidoğulları

Terzimehmetoğulları

Türkametoğulları

Zehiroğulları

Bu yazı toplam 1319 defa okundu.
 
Paylaş
gurise
anlamadım
Pek anlayamadım
12 Ağustos 2014 Salı Saat 18:24
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar