29 Nisan 2017 Cumartesi Saat 18:22
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hz. Aişe hakkında doğru bilgilenmek, İftiralar karşısında cahil olmamak zorundayız
20 Kasım 2013 Çarşamba Saat 04:55
Günümüzde İslam hayatımız için olumlu olduğu kadar Fitne bilgilerde yoğun yayılmakta, İnternet bu konuda önemli bilgi kaynağı olurken, Önemli deformasyon kaynağı olmayı da beraberinde getirmiştir.

Günümüzde Oryantalistler eliyle Küfür ehli ve ehli kitap salikleri İslam ve Kuran-ı Kerim karşısında düştükleri acizlikten kurtulabilmek gayesi ile Hz. peygamberimizin sav. Hz. Aişe ile olan evliliği üzerine birçok iftira ve hayal mahsulü asılsız iddiaları dillerine doladıklarını görüyoruz.

Bu konu tutmasa da Konu hakkında yeterli bilgisi olmayan Müslümanların gönüllerinde iz bırakmakta olduğunu görüyoruz.

Son 150 yıldır Osmanlı devletimiz içten ve dıştan büyük ihanetlere, kuşatmalara maruz kalmış, on yıllarca süren savaşlarda alim diyeceğimiz hocalarımız şehit olmuş, eğitim sekteye uğramış, Yoğun Savaşlar devletin ve halkın fakirleşmesine sebep olmuştur. Böyle bir ortamda yaşam savaşı veren halkın önceliği eğitimden çok çalışmak, yaşamak için para kazanmak olmuştur. Bu nedenle İslami ve Dünyevi ilim sekteye uğramış, Teknolojik olarak batıdan geri kalmamız kaçınılmaz olmuştur.

Bu savaş yılları için Osmanlının karanlık yılları diyebiliriz, Asker yokluğundan 15 yaşındaki gençlerin Yemen savaşlarına gönderildiğini şarkı ve destanlardan öğrenebiliyoruz.

Günümüğzde artık tarihi belgelere, bilgilere ulaşmak için yeterli kaynaklar var elhamdulillah. Yeterli alim sınıfımız yetişmiş bu konuları detayları ile araştırma imkanına kavuşmuştur.

Hz. Aişe üzerinden ve diğer istismar edilen konular üzerinden islama iftira atmak isteyenler hak ettikleri cevapları almaktadır.

Bu konuda hala cehaleti devam eden Müslümanlar acilen kendilerini fitnenin iftiranın tesirinden kurtaracak bilgilenme yollarını kullanarak kafalarında oluşan şaibeleri temizlemek zorundadırlar.

Bu nedenle Bu gün detayları ile ele aldığımız bir konuyu Hz. Muhammed sav. efendimizin Hz. Aişe ile olan evliliğinin detaylarını yayınlıyoruz.

İlahiyatçı Prof. Dr. Süleyman Ateş, Hz. Aişe'nin yaşı ile ilgili rivayetlerin Ayşe’nin özgeçmişini yazan tarihçilerin verdiği bilgilerle uyuşmadığını ifade etmektedir. 

Süleyman Ateş konu ile ilgili açıklamasında:" Tarihçilerin ve bibliyografların tesbitine gore Hz. Ayşe, Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma'dan beş yaş küçüktür. 

Hz. Fatıma Peygamberlikten 5 yıl önce doğmuştur. 

Demek ki Hz. Ayşe, Peygamberliğin başlangıç yılında doğmuştur. 

Hz. Muhammed Peygamber olduktan itibaren 13 yıl Mekke'de kaldı. 

Peygamber hicret ettiği zaman Ayşe 13 yaşında olmalıdır. 

Peygamber Medine'ye göçtükten iki yıl sonra Ayşe ile evlendiğine göre (el-İsâbe: 4/359) demek ki evlendiği zaman Hz. Ayşe en az 15 yaşında idi. 

Ayrıca Hz. Ayşe, Peygamber'le nişanlanmadan önce Cübeyr ibn Mut‘im’e nişanlı veya sözlü idi. 

Bu da onun, Peygamber, kendisini istemeden önce evlenecek yaşta olduğunu göstermez mi? 

Bu yaş da herhalde dokuz yaş değildir. 

Demek ki Peygamber istediği zaman Ayşe, en azından evlenecek çağ olan 15 yaşlarında idi. 

Bu yaş da Arabistan gibi sıcak ülkelerde tam evlenme çağıdır. 

Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi. "14'üne gelince kızı ya ere veya yere vermeli" cümlesi bir ata sözü gibi söylenir. 

Zaten evlenecek çağda olmayan birisini Peygamber’e önermezlerdi. 

Çünkü Hz. Ayşe'yi direkt olarak Peygamber istememiş, halası onu Peygamber'e önermiş, o da uygun görmüştü. 

Bir başka rivayete göre Hz. Ayşe Peygamberimizin kızı Fatma ile yaşıttır. Fatma’nın doğumunda babası 35 yaşında idi. 

Bu durumda Ayşe evlendiğinde 20 yaşlarındadır. " ifadesini kullanmaktadır.

----------------

Risâletin ilk günlerinde Müslüman olanların isimleri sıralanırken, ablası Esmâ Vâlidemiz’le birlikte Âişe Vâlidemiz’in adı da zikredilmektedir. 

Dikkat çekici olan bu zikrin, Hz. Osmân, Zübeyr ibn Avvâm, Abdurrahmân ibn Avf, Sa’d ibn Ebî Vakkâs, Talha ibn Ubeydullah, Ebû Ubeyde ibn Cerrâh ve Erkam ibn Ebi’l-Erkam gibi ‘Sâbikûn-u Evvelûn’ tabir edilen en öndekilerin hemen arkasından; Abdullah ibn Mes’ûd, Ca’fer ibn Ebî Tâlib, Abdullah ibn Cahş, Ebû Huzeyfe, Suhayb ibn Sinân, Ammâr ibn Yâsir ve Habbâb ibn Erett gibi isimlerden de önce gerçekleşiyor olmasıdır.

Demek ki Âişe Vâlidemiz, o gün küçük de olsa ‘irade’ beyanında bulunabilecek bir çağda ve ilk Müslümanlar arasında yer alabilecek bir durumdadır. 

Söz konusu bilgilerde ondan bahsedilirken, ‘O gün o küçüktü.’ şeklinde bir kaydın konulmuş olması, bu manayı ayrıca teyit etmektedir.

Ablası Esmâ Vâlidemiz’in konumu da bu kanaati güçlendirmektedir; zira onun, on beş yaşında iken Müslüman olduğu bilinmektedir.

 Bilinen bir gerçek de onun, 595 yılında dünyaya gelmiş olduğudur.

Bütün bunlar, risâletin ilk yılı olan 610 tarihini göstermektedir. Demek ki Âişe Vâlidemiz, yaşı küçük olmasına rağmen 610 yılında Müslüman olmuştur. Bunun için o gün onun, en azından beş, altı veya yedi yaşlarında olması gerekir.

Bilinen bir gerçek de onun, 595 yılında dünyaya gelmiş olduğudur.

Bütün bunlar, risâletin ilk yılı olan 610 tarihini göstermektedir. Demek ki Âişe Vâlidemiz, yaşı küçük olmasına rağmen 610 yılında Müslüman olmuştur. Bunun için o gün onun, en azından beş, altı veya yedi yaşlarında olması gerekir ki, on üç yıllık Mekke hayatıyla en az yedi aylık Medine günleri de bu tarihe ilave edildiğinde onun, Allah Resûlü ile evlendiği gün risâletten beş yıl önce dünyaya gelmiş olma ihtimalini esas alacak olursak en azından on sekiz yaşında olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır

Devamı: http://www.yeniumit.com.tr/konular/detay/aise-validemiz-in-evlilik-yasi#.UeNB_tKG5Ko


Konu hakkında Diğer bilgileri video olarak aşağıdaki linklerden izleyebilirsiniz:

Prof.Dr.Ahmet Akgündüz

http://www.youtube.com/watch?v=7RDXnLHF2oI

Prof.Dr.Abdülaziz Bayındır

http://www.youtube.com/watch?v=q5ANnn_6soM

Mustafa İslâmoğlu Peygamberimizin evlilikleri

http://www.youtube.com/watch?v=zrfZfq8PoYA


Bu yazı toplam 1653 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar