16 Aralık 2017 Cumartesi Saat 01:01
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İslam dininin hükmü açık ama hükumet uygulamaya kararlı
03 Ağustos 2013 Cumartesi Saat 08:19
Anne Sütü Bankası Müslüman bir ülkede uygulanması, Aynı domuz etinin kasaplık hayvan sınıfına sokulması gibi, dahada vahimdir. kayıt altına alınacağı, kayıtların takip edilmesi mümkün değil

‘Anne Sütü Bankası’ projesinin durdurulması için topladıkları 60 bin imzayı Meclis Dilekçe Komisyonu ve Sağlık Bakanlığı’na ulaştıran Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk, aynı zamanda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına da dilekçe gönderdi. Gönderilen dilekçe gazetemizin dile getirdiği bir gerçek daha teyit edilmiş oldu. Anne Sütü Projesi’nin AB uyum yasaları çerçevesinde hayata geçirildiği ortaya çıktı.

‘Anne Sütü Bankası’ projesine tepkiler tüm hızıyla devam ederken, ifsad projesi AB uyum yasaları çerçevesinde sessiz bir şekilde halen yürütülüyor. Geçtiğimiz aylarda Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları, halkın gösterdiği büyük tepki üzerine başlattığı imza kampanyasını sonuçlandırarak topladıkları 60 bin imzayı Meclis Dilekçe Komisyonu ve Sağlık Bakanlığı’na ulaştırdı. Akabinde İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk bu ısrarın nedenini öğrenmek için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına dilekçe gönderdi. Gönderilen dilekçe gazetemizin dile getirdiği gerçeği teyit etmiş oldu. Anne Sütü Projesi’nin arkasından yine AB çıktı.

Nesil Emniyetimizi Ortadan Kaldırma Projesi

Sadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları tarafından bakanlığa gönderilen dilekçede “AB Uyum Yasaları çerçevesinde zinanın suç olmaktan çıkarılması, domuz etinin kasaplık et sınıfına alınması ve üreticilerine devlet teşviki sağlanması, eşcinsellere vakıf, dernek kurma imkânlarının sağlanması gibi milli kodlarımıza tamamen ters kanunların uygulamaya konulmasına imza atan mevcut hükümetin son olarak yine AB müktesebatına uyum yasaları çerçevesinde gündeme getirdiği Anne Sütü Bankası (halkın tepkisi üzerine değiştirilen ismi ile süt kardeşliği projesi) projesinin kanunlaşarak nesil emniyetimizin tamamen ortadan kaldırılması söz konusudur. Bu büyük tehlike karşısında halkımızın infiali söz konusu olmuş ve bu tepkiler çerçevesinde Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları olarak ‘Anne sütü bankasına HAYIR!’ imza kampanyamız çok kısa bir zaman dilimizde bir çok STK’nın da desteği ile 60 bin imzaya dayanmıştır. Kısa sürede elimize ulaşan imzalar Meclis Dilekçe Komisyonu’na ve kopyaları projenin muhatabı olan Sağlık Bakanlığı’na ulaştırılmıştır. ‘Anne Sütü Bankası’ projesi ülkemizde, sözü dinlenir, ilmi ehliyeti bütün çevrelerce kabul edilmiş tüm İslam alimlerimiz ve Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından eleştirilmiş ve uygulanamaz olarak ilan edilmiştir. İnancımız ve kültürümüzle taban tabana zıt uygulamaların “Avrupa Birliği istiyor” diye uygulamaya konması büyük bir siyasi vizyonsuzluğun emaresidir. Milletimizi felakete götüren bu yanlış yoldan bir an evvel dönülmesi zorunludur.” denildi.

‘Anne Sütü Bankası’ndan Endişeliyiz

“İki hafta önce ‘Gezi Parkı’ gündemi arasında Türkiye petrollerinin özelleştirilmesine ilişkin kanunun milletin gözünden saklanarak sessiz sedasız Meclis’ten geçirilmesi gibi, bir gece yarısı operasyonu ile nesillerimizin felaketini getirecek ‘Anne Sütü Bankası’ projesinin de kanunlaştırılmasından korkuyoruz.” İfadelerinin yer aldığı metinde, Adalet ve Kalkınma Partili hiç bir yetkilinin bu işin vebalinden kaçamayacağını, projenin kanunlaşması sırasında muhalefeti ve Cumhurbaşkanlığı makamıyla sürece mani olmayan bütün yetkililerin de bu vebale ortak olacaklarını hatırlatıldı.

‘Süt Bankası’ Projesi Ab Uyum Yasası Çerçevesindedir

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk’ün göndermiş olduğu dilekçe üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Basın Müşaviri Faik Yıldırım, yazılı bir metinle cevap gönderdi. Yıldırım’ın gönderdiği cevap metninde “Başkanlığımıza intikal eden dilekçeniz incelenmiş, talebinizin Avrupa Birliği Bakanlığı görev alanı kapsamında yer aldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dilekçeniz 09.07.2013 tarih ve 71380 sayılı yazımız ile Avrupa Birliği Bakanlığı’na gönderilmiştir. Talebiniz incelenerek adı geçen bakanlıkça tarafınıza bilgi verilecektir.” denildi.

İşte O Belge: 

KONU DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDA TARTIŞILDI, ALINAN KARAR;

Kurul müzakereler sonucunda insan sütünün saklanmasının ve ihtiyacı olan bebeklere verilmesinin din? açıdan sakıncası olmamasının aşağıda belirtilen şartların dikkate alınması kaydıyla uygulanabileceği sonucuna vardı. 

"1. Süt verecek kadının kendi çocuğunu sütten mahrum bırakmaması,

2. Başka kadının sütünü içen çocuklar arasında oluşacak mahremlik dairesini, olabildiğince daraltmak için, pratik bir tedbir olarak, bir kadından alınan sütün sadece erkek veya sadece kız çocuklara verilmesi,

3. Süt veren kadın ile süt verilen çocuğun kimliklerinin, kayıt altına alınması ve bu bilginin her iki tarafa da verilmesi,

4. Bu hususun yasal düzenleme ile güvence altına alınması,

5. Evliliğe engel teşkil eden süt akrabalığı dairesinin daha da genişlememesi için, birden fazla anneye ait sütlerin karıştırılmaması,

6. Süt veren anneye, masrafları dışında bir ücret verilmemesi, alınan sütlerin para karşılığı satılmaması,

7. Kendi annesinin sütü ile beslenme imk?nı bulunan çocukların, bu sistemden yararlandırılmaması."

 MÜEZZİNOĞLU'NA SORULMUŞTU

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu birkaç gün önce konuyla ilgili soruya cevap vermişti.

Bir gazetecinin "Anne sütü bankası oluşturmak yönünde bir çalışmanız vardı. Bununla ilgili din adamlarının süt kardeş konusunda sıkıntı olabileceği yer aldı basında. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?" şeklindeki soruya Bakan Müzezzinoğlu şu yanıtı vermişti:

"Böyle bir çalışma var. Yanılmıyorsam 8 Mart’ta İzmirde açılışını yapacağız. Bir defa anne sütü çok önemli anne sütünün yerini alabilecek dünyada bir ürün yok. Bebek için hele hele anne sütü bulamayan bebek için en iyi nimeti ona sunmamız lazım. 


Bu en iyi, en doğal en tabi nimeti sunabilmek adına inançlar gereği bazı sıkıntılar varsa, buradaki nedir kayıt sistemidir. Bugün parmağın ucunda milyonlarca işlemi yapabildiğin bir teknolojide, hangi anne sütü hangi bebeğe verildi, bu bebeğin künyesi nedir, sütünü aldığımız annenin künyesi nedir? Bütün bunları paralel bir şekilde yürütebiliriz. 

Bu yazı toplam 1435 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar