23 Ağustos 2017 Çarşamba Saat 06:55
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BUNLAR OF’A YAKIŞMIYOR
24 Mayıs 2013 Cuma Saat 03:53
Of'lu hoca Yaşar Ayazoğlu Of'luların ve Of yönetimlerinin of'un manevi iklimine uygun davranmadığından şikayet ederek OF’A YAKIŞMIYOR dedi.

Makarrı Ulema(Ulema Merkezi) olan güzel Of’umuz geçmişte olduğu gibi günümüzde de aktif bir şekilde dini mubini İslam’a yapmış olduğu hizmetlerle meşhurdur. 1930 yıllarda din eğitiminin ve İslam’ın birçok uygulamasının yasak olduğu dönemlerde bile âlimler diyarı Of’umuzda din eğitimi akamete uğramamıştır. Allah o günkü ulemamıza ve ceddimize bol bol rahmetler ikram eylesin.  

Dindarlığıyla ve muhafazakârlığıyla öne çıkan Of’umuzda bugün ne oldu bize ki, hiç de yakışmayan müstehcen vitrin süslemeleri türedi. Zaman zaman müstehcen afişler ve fotoğraflar Of çarşılarında maksatlı mı sergileniyor? Of’un manevi yapısını bozmak için mi?

Müminler, Müslümanlar gerçekten ne oldu bize? Yoksa “exhibition carporol” denen vücut teşhiri hastalığına mı tutulduk. Bu hastalıktan Kuran ve sünnete sarılarak pekâlâ kurtulabiliriz. 

 Adam iş yerinin bir kısmında tesettürlü süsleme, diğer kısmında ise müstehcen süslemeler yapıyor. 

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! Gerçekten bizi biz yapan değerlerimize karşı bu kadar nasıl şuursuzlaştık? 

Başbakan yardımcısının geçenlerde Of’a gelişini “Kutsal topraklara hoş geldiniz” pankartıyla karşıladık. 

Doğrudur, Of toprakları kutsaldır. Ama bu kutsallığı günümüzde ne kadar koruyabiliyoruz? Bunu da sorgulamamız lazım.

Toplumumuz son yıllarda büyük bir dejenerasyonla karşı karşıyadır. Batı kültürüne özendiren televizyon programları ve bir kısım medya gençlerimizi uyuşturucu, alkol ve ahlaksızlık bataklığına sürüklüyor. Modernlik ve özgürlük olarak lanse edilen ahlaksızlıklar maalesef Of cadde ve sahillerinde de yansımaya başladı. 

Araf suresi 27. ayette Cenabı Allah, Hz. Âdem aleyhisselam ile eşi Hz. Havva’nın şeytanın vesveselerine kapılarak ilahi emri unutmaları sonucu düşürüldükleri acı sahneye insanlığın dikkatini çekmektedir. Şeytan, Hz. Âdem (a.s.) ile eşi Havva annemize yasak meyveden yedirerek, mahrem yerlerinin açılmasına sebep oldu. Bu durum gayretullaha dokunarak Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın cennetten çıkmasına neden oldu. 

Her devirde cahiliyet mensuplarının özendiği açık saçıklık şeytanın insanları içine ittiği apaçık bir fitnedir. İnsanoğlu için bu fitne metodunu ezeli ve ebedi düşman uygulamaya devam etmektedir.  

Bu uygulama şeytanla insanın savaşının bir yanıdır. Evet, insan düşmanın tuzağına düşmemeli,  ona muvaffakiyet vermemelidir. Aksi halde savaş; insanların cehennemi doldurmalarıyla sonuçlanacaktır. 

Bir Müslüman tüccar üç beş kuruşluk ticareti için nasıl olurda açık saçıklığı özendirici müstehcen süslemelere teveccüh ederek helal kazancına haram karıştırır. 

İslam’ın cevaz vermediği, haram kıldığı bir fiili alenen teşvik eden bir müesseseden alışveriş yapmakla o vebale ortak olduğumuzu da unutmayalım! Çünkü İslam’da Seddi zerai denen bir fıkıh kaidesi vardır. 

İnsanları açık saçıklığa özendirip, hayâ ve takva duygularından uzaklaştırmaya sebep olanlar şeytanın taraftarlığını yaptıklarını unutmasınlar. Hele bunu bir Müslüman yapıyorsa durum daha da vahimdir. 

Diğer taraftan “insanın”  beşeri hasletlerini ortaya koyması, insani karakteri hayvani karaktere galip kılması bakımından da giyim kuşamla İslam’ın mühim alakası vardır. Çünkü tesettür 

Allah’ın kesin emridir. (Nur suresi ayet 31) Giyim kuşamın ilahi ölçüler içerisinde İslamı noktai nazariyeden büyük ehemmiyeti vardır. Çünkü müstehcenlik toplumları yıkama götüren en feci faktörlerden biri olagelmiştir. Müstehcenlik fuhşu besler. 

Bu durum cahiliye dönemi insanlarının yaptığı, yaptırdığı fena bir iştir. Bu; fıtratı bozar, düşünceleri yıpratır, değer ölçülerini altüst eder.  

Müstehcenlik ve genel ahlak kurallarına aykırı hareketler birçok kavmin helakine sebep olduğu Kuranı Kerim’de açıkça belirtilmiştir. 

Evet dindar Of’a, dindar Trabzon’a, dindar Rize’ye hiç de yakışmayan müstehcen vitrin süslemeleri, müstehcen afişler, müstehcen fotoğraflar içerisinde bulunduğumuz mübarek üç aylar vesilesiyle inşallah son bulur. Yüce Allah bizleri uyararak şöyle buyuruyor: “Müminler arasında edepsizliğin, hayâsızlığın yayılmasını arzu edenler için muhakkak dünya ve ahrette acıklı bir azap vardır.”(Nur suresi ayet 19)

Tarihi Of’umuzun manevi kimliğini hep beraber muhafaza etmek dileğiyle…

Selam ve dua ile…

Din Görevlisi Yaşar Ayazoğlu

Bu yazı toplam 1260 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar