29 Nisan 2017 Cumartesi Saat 18:23
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Regaip Geceniz Mübarek Olsun
16 Mayıs 2013 Perşembe Saat 04:38
Allah (c.c) katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak öyle zamanlar vardır ki o zamanlarda öyle hadiseler olur ki, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır.

SORU:

Regaip gecesini, diğer gecelerden farklı kılan özellikler nelerdir? Bazı kimseler dinimizde kandil gecelerinin olmadığını, bu gecelerde özel bir şekilde ibadet yapılmasının, namaz kılınmasının, oruç tutulmasının bidat olduğunu söylüyorlar. Görüşleriniz nelerdir?

CEVAP:

Bismillahirrahmanirrahim

Asırlardan beri bütün Müslümanlar Regaib gecesini ihya etmişler ve böylece Receb Ayına kavuşmanın, “üç aylar” denilen feyizli bir hasat mevsimine erişmesinin manevî hazzını bu geceden itibaren duymaya başlamışlardır. Müslümanlar âdeta kıştan yaza; ekim mevsiminden biçim mevsimine çıkmanın sevinci içine girmişlerdir. Mirac’a, Beraat’a, Ramazan’a, Kadir’e ve bayramlara hakkıyla kavuşmak isteyenler ALLAH Teâlâ yolunda haz ve nasiplerini Regâib gecesinden itibaren arttırmışlar, mübarek gün ve gecelerin verdiği uyanıklık ile imanlarında kuvvet, ahlâklarında fazilet kazanarak kemale ulaşmışlardır. Hakikaten bu mübarek Regaib gecesi, ALLAH Teâlâ’nın, Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz hürmetine, mümin kullarına rahmet, lütuf, inayet ve iyiliklerini bol bol verdiği bir gecedir.


Hiç şüphe yok ki vakitler aslında birbirine eşittir. Bir vakit diğer bir vakitten kendiliğinden üstün olamaz. Öyleyse bir vaktin diğer vakitlerden daha şerefli ve faziletli olması mutlaka o vakitte meydana gelen bir yüce işten ve mübarek bir olaydan kaynaklanmaktadır. Zaman ve mekânlar kendilerinde meydana gelen büyük ve önemli olaylarla değer kazanırlar. Regaib gecesi hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir gecedir. Regaib gecesini bu derece yücelten husus: Bir rivayete göre, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, bu gece ana rahmine intikal etmiş ve yine Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, bu gece, Cenab-ı Hakk’tan has bir tecelliye ve birçok manevi ihsanlara mazhar olmuştur. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de, bunun şükür ifadesi olmak üzere on iki rekât nafile namaz kılmışlardır. 

Bu geceye Regaib Gecesi denmesi meleklerden sadır olmuştur. Şöyle ki: Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:


“Recep, ALLAH Teâlâ’nın ayı, Şaban, benim ayım; Ramazan da ümmetimin ayıdır, buyurdu. Bunun üzerine:

- Ya Resûlellah! ALLAH Teâlâ’nın ayı, sözünüzün manası nedir, diye soruldu. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

Çünkü o Receb ayı, mağfirete mahsustur. Bu ayda kan dökülmesi, adam öldürülmesi men edilir. Bu ayda ALLAH Teâlâ bir kısım Peygamberlerinin tövbesini kabul buyurmuştur. Yine ALLAH Teâlâ bu ayda veli kullarını düşmanlarından kurtarmıştır. Bir kimse Receb ayını oruçlu olarak geçirirse ALLAH Teâlâ o kimseye şu üç şeyi gerekli kılar: Geçmiş günahlarının tümünü bağışlar, kalan ömründe günah işlemekten korur, kıyamet günü susuzluğundan emin kılar. Bu esnada yaşlı zayıf bir zat, ayağa kalkarak:


Ya Resûlellah! Ben Receb'in hepsini oruç tutmaktan acizim, ne yapayım? Bu ikramlardan bana nasip yok mu? dedi. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:


Sen de Receb'in ilk, orta ve son gününü oruç tut ki; bütün ayı oruç tutmuş kimsenin sevabına nail olursun. Çünkü bir hasene on katı ile muamele görür. Fakat siz Receb ayının ilk cuma gecesinden gafil olmayasınız. O, öyle bir gecedir ki; melekler o geceyi, Regaib gecesi diye isimlendirirler... Şöyle ki: O gecenin üçte biri geçtiği zaman; göklerde ve yerlerde hiçbir melek kalmaz ki hemen hepsi Kâbe ve civarında toplanırlar. ALLAH Teâlâ onların hallerine muttali olur ve şöyle buyurur:


“Ey meleklerim! Ne dileğiniz var ise, benden isteyin!..” Şöyle derler:


- Ey Rabbimiz! Senden dileğimiz odur ki; Receb ayında oruç tutanları bağışlayasın… Onların bu dileği üzerine, ALLAH Teâlâ şöyle buyurur:


- Bu dileğinizi yerine getirdim.”1 


Ebû Ümame (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:


“Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri çevrilmez, muhakkak kabul olunur. Bunlar: Receb ayının ilk gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesi, yani Berat gecesi, cuma gecesi, Ramazan bayramı gecesi ve Kurban bayramı geceleridir.”2 


Duaların makbul olacağı geceler arasında Receb ayının ilk gecesiyle Cuma gecesi bulunması bu gecelerin ihyasına bir işaret sayılmış ve ümmet tarafından bu gecelerin daha fazla ibadetle geçirilmesi iyi karşılanmıştır.


Ömer b. Abdülaziz (R.A.) şöyle demiştir: Sene içinde, dört geceye dikkat edeceksin. Çünkü ALLAH Teâlâ, o gecelerde bol bol rahmet indirir. O geceler:


a- Receb ayının ilk gecesi.

b- Şaban ayının orta, yani Berat gecesi.

c- Ramazan ayının yirmi yedinci, yani Kadir gecesi.

d- Ramazan bayramı gecesi..


Halid b. Ma’dan (R.A.) şöyle demiştir: Sene içinde beş gece vardır. Bir kimse, iman ederek ve sevabını ALLAH Teâlâ’dan bekleyerek, o geceleri ibadetle geçirmeye devam eder ise, ALLAH Teâlâ, onu cennetine girdirir. O geceler:


1- Receb ayının ilk gecesi. O gece namaz kılmalı, ibadet etmeli, gündüzünde oruç tutmalı.

2- Ramazan bayramı gecesi.

3- Kurban bayramı gecesi. Bayram gecelerinde namaz kılmalı, ibadet etmeli gündüzlerini de oruçsuz geçirmelidir. Çünkü bayram günlerinde oruç tutmak caiz değildir, haramdır.

4- Şaban ayının ortası, yani Berat gecesi. O geceyi namazla, ibadetle geçirmeli; gündüzünde de oruç tutmalıdır.

5- Aşura, yani Muharrem ayının onuncu gecesi. Bu gece namaz kılmalı, ibadet etmeli, gündüz oruçlu bulunmalıdır.3 


Binaenaleyh biz de, bu gecede yapacağımız dua ve ibadetlerimizin muhakkak kabul olunacağına ve ALLAH Teâlâ’nın biz kullarına olan lutfu, ikram ve izzetinin bol olacağına inanarak bu geceyi ihya etmeye gayret gösterelim. Böyle mübarek fırsatlardan faydalanıp afv olunmamıza vesile olacak hayırlı işlerle meşgul olalım. Günah sayılan hareketlerden sakınalım. Bu fırsat bir daha insanın eline ya geçer, ya geçmez.


Hani dedelerimiz, ninelerimiz! Hani annemiz, babamız! Hani dostlarımız kardeşlerimiz! Hani geçen sene aramızda bulunan dost ve ahbaplarımız! Nereye gittiler? Niçin aramızda yoklar? Unutmayalım ki, onları sinelerine çeken kara toprak yakında bizi de çekecek... Binaenaleyh bu mübarek Regaib gecesini toparlanmamıza vesile kılmalıyız.


Bu sebeple, idrak etmekle şeref duyduğumuz bu gece, ALLAH’a samimiyetle bağlanan kalplerin, açılan ellerin, yalvaran dillerin boş dönmeyeceği inancıyla; başta İslam âleminin aziz ve mansur olması, ülkemizin ve milletimizin birliği, dirliği, huzuru ve geleceği için; solan yüzlerin gülmesi, kaybolan ümitlerin tekrar gelmesi, sevgi, saygı, barış, hoşgörü ve kardeşliğin hâkim olması, kötülük ve düşmanlıkların ortadan kalkması, fakirlik ve tembellikten kurtulması, vatanımızın her köşesinden başarı ve kalkınma seslerinin yükselmesi, gönüllerimizin aydınlanması ve manevi huzurla dolması için, hepimiz yeniden düşünmeli, çalışmalı ve dua etmeliyiz.


(1) Abdülkadir Geylani, a.g.e. 238-239

(2) Deylemi, Firdevs, 2/196, No: 2975

(3) Abdülkadir Geylani, a.g.e, 236

NOT

Üç Aylar-Mübarek Gün ve Geceler isimli eserimizi alıp okumanızı önemle tavsiye ediyorum. Bu eser yılın her ayı açıp okumanız ve istifade etmeniz gereken bir eserdir.

Bu yazı toplam 1173 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar