17 Ekim 2019 Perşembe Saat 21:14
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Temel fıkralarından bir demet
15 Şubat 2012 Çarşamba Saat 05:44
Karadenizin Hoşgörüsü Temel fıkralarından seçtiğimiz bir sayfa

BÜTÜN ERKEKLER AYNISINIZ :))

Newyork'ta ikiz kuleler yıkılmadan önce bir adamla bir kadın kulelerin

tepesinde... akşam yemeği yiyorlarmış.

Romantik bir yer, ortam süper, Newyork acayip güzel, kemancılar,

yemek... her şey süper... kadın mest...

başlamışlar muhabbete.. adam konuştukça kadın hayran, adam konuştukça

kadın hayran..

Adam en sonunda konuyu yatağa getirmiş:

-Yatalım mı? demiş..

Kadın, birden ayağa kalkmış;

-Lanet olsun size, bütün erkekler aynısınız.. aklınız fikriniz yatakta

deyip kendini camdan aşağıya atmış..



65. katta bir İngiliz camı açmış hava alıyor.. bi bakmış ki kadın

düşüyor.. kadını belinden yakalamış..;

-Napıyorsun? demiş..

Kadın ağlamaklı;

-Yaşamak istemiyorum.. demiş..

İngiliz;

-Olur mu hiç, hayat güzel, bak, seninle Londra'ya gideriz..

Kadın;

-eee sonra? demiş..

İngiliz;

-Orada benim şatom var

-eeee sonra?

-Atlara bineriz, av partilerine katılırız..

-eee, sonra?

-en güzel viskileri içeriz

-sonra?

-Şöminemizin karşısına geçeriz..

-eee?

-sonra da yatarız .. demiş İngiliz..

Kadın yeniden ağlamaya başlamış;

-Allah kahretsin, bütün erkekler aynısınız, lanet olsun, aklınız

fikriniz yatakta, demiş ve atmış kendini camdan aşağı..



45. katta bir Fransız balkonda hava alıyor.. bir bakmış kadının biri

düşüyor, hemen kadını belinden yakalamış;

-Napıyorsun? demiş..

Kadın ağlamaklı;

-nefret ediyorum, yaşamak istemiyorum, hayat çok kötü demiş..

Fransız;

-olur mu.. hayat çok güzel.. seninle Paris'e gideriz..

-eee, sonra??

-cafelerde otururuz..

-ee, sonra?? demiş kadın..

-şanzelizede otururuz..

-sonra??

-en güzel yemekleri yeriz.. en güzel şarapları içeriz..

-eee??

-sonra, müzeleri gezeriz, elele tutuşup Eyfel'e çıkarız..

-eee,sonra?? demiş kadın..

-ordan benim çiftliğime geçeriz..

-eee,sonra??

-yıllanmış bi şarap açarız..

-sonra??

-şarabımızı içeriz..

-eee??

-sonra da yatarız.. demiş Fransız..

kadın yine ağlamaya başlamış;

-lanet olsun size.. bütün erkekler aynısınız, aklınız fikriniz

yatakta, deyip kendini tekrar camdan aşağıya atmış...



18. katta Temel balkonda hava alıyor... bir bakmış kadının biri

düşüyor, yakalamış belinden hemen;

-ne ediysun?? demiş..

kadın ağlamaklı;

-yaşamak istemiyorum.. demiş..

Temel;

-olur mu, hayat çok güzel daa.. demiş..

-seninle Karadenize gideriz..

-ee, sonra??

-ee,

-çay toplaruk..

-ee, sonra??

-yaylaya çıkaruk..

-ee, sonra??

-ee, horon teperuk..

-ee, sonra??

-baktuk sıkılduk,deniz kenarına ineruk..

-ee, sonra??

-denize açıluruk..

-ee, sonra??

-ee, hamsi tutaruk..

-ee, sonra??

-hamsi tava yeruk..

-ee, sonra??

-hamsi buğlama yeruk..

-ee, sonra?

-hamsikoli yeruk..

-ee, sonra??

-hamsili pilav yeruk..

-ee,sonra

-hamsi çorbası içeruk..

-ee, sonra??

-hamsi reçelu yeruk..

-ee,sonra??

-hamsili ekmek yeruk...

-ee, sonra??

-hamsi çorbası içeruk..

-eeee, yani yatmıycak mıyız..? demiş kadın.

Temel kadına bakmış;

-Tuh sağa!!!! Orospii!!! demiş ve atmış kadını aşağıya...


temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş , son celsede hakim delil yetersizliğinden temelin tahliyesine karar vermiş . temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ; uy cözünü sevdigumun hacim beyi , yani şimdi bu paralar penim oldu değil mu?


————————————————————


Temel otobüste cep telefonuyla konusuyormus,yolcular uyarmis: Otobüste cep telefonuyla konusmak yasaktir!Temel telefonun öbür ucundaki arkadasini uyarir: Ula Cemal,otobüsün içinde konusmam yasakmis,sen konus ben tinleyeyum!


———————————————————–


AĞAÇLARADAN GÖREMİYORUM

Temelle Dursun ormanda yürüyorlar.Bir ara Temel Dursuna sesleniyor : Dursun ormanın güzelliğine bak. Dursun: Ağaçlardan göremiyorumki


————————————————————


Ufak bir suçtan hapse düşen Temel’in koğuş arkadaşı sık sık hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.Bir gün bacağı,sonra kolu,eli…Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülüşle: -Uy!Hemşerim sanmaki anlamayrum,bağa öyle geliyoki galiba sen kısım kısım firar edeysun…


————————————————————


ARKADAŞIN OLDUĞUM İÇİN Mi? Adamın biri karadenizli arkadaşına “eşek” demiş. Karadenizli sormuş : Eşek olduğum için mi arkadaşınım; yoksa arkadaşın olduğum için mi eşeğim?


————————————————————

ARİTMETİK

Aritmetik öğretmeni Temel öğrencilerinden şikayet ediyormuş : Derste peş kere peş kaç ediy, diye sorayrum, kırk cevapı alayrum.Halbuki peş kere peş yirmi peş, pilemedun otuz


————————————————————


ARABAM DIŞARIDA

Temel kırtasiye’ye girmiş, tezgahtara :

-Pana pir roman lazum, demiş.

Kırtasiye tezgahtarı sormuş :

-Efendim agır mı olsun hafif mi?

Temel :

-Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur.

————————————————————


ANLAMLI ANLAMLI

Karadenizlinin biri hemşerisine anlatıyor :

-Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım gibi bana anlamlı anlamlı baktı.

-Sen ne yaptın?

-Bende bilet almışım gibi anlamlı anlamlı ona baktım.


—————————————————————

AYAKKABI

Temel işe girmek için sözlü sınava giriyor.Çok heyecanlı, bir önceki adaya soruyor :

-Ne sorayiler?

-Ayakkabı.

Temel’in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar :

-Dört ayaklıdır, miyav miyav der.

Temel soruyor :

-Bağcıkli midur?


—————————————————————-

INTIHAR

Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde bulmus. “Napiyosun Temel” demis Dursun; Temel de “Intihar ediyorum” demis.

Dursun “Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna bagliyacaksin” demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum…


 


Hasan

İri yarı bir adam kahveye girmiş.

- Hasan cimdur?

- Penum, demiş adamın biri.

Adam bu adamı bir güzel pataklamiş ve yüzünü gözünü kan içinde bırakmış.

Sonrada çekip gitmiş. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam başlamış gülmeye. Kahvedekiler şaşırmış ve hemen sormuşlar:

- Ya o kadar dayak yedin, yüzün gözün kan içinde. Ne diye durmuş gülüyorsun

simdi.

- Penum adim Hasan teğul Temel, nasıl kandurdum o enayi adamı ama….


Mazeret

Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler. Kırk kişiden otuz dokuzu da geç kalmış, hep ayni mazeret:

- Atla istasyona celeydum. At catladi, tren kaçtı, geç kaldum.

Derken kırkıncı da tamamlanmış, Temel’e sıra gelmiş.

- Senin de mi atin çatladı, diye sormuşlar.

- Hayır, demiş. Yoldaki otuz dokuz at leşini geçemedum.



Kibrit

Temel yolda yürürken bir kutu kibrit bulmuş. Bakmyş içinde tam dört tane kibrit var. İlk üç kibrit yanmamış. Dördüncüsü yanmış. Hah bu iyi deyip, kibriti saklamış.


Güvence

Temel’in on ikinci oğlunu askere çağırmışlar, ondan önceki on bir tanesi askerde olduğu için Temel itiraz etmiş,

- Söyleyin padişahınıza penum şeyime güvenip sağa sola savaş açmasun.


Fark

Temel’e sormuşlar,

- Evli kadın ile dul kadın arasında ne fark vardur?

- Tul kadın kocasının nerede olduğuni piliy, evli kadın pilmiy.


TEMEL VE MAYMUN

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel’in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: “Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek…” diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : “Maymunu iyi besle!”


SİNYAL

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel’i durdurup sordu: – Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: – Sol sinyal takıldı da.. 


YAVAŞLA

Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor… Bakmış bir tabela: “YAVAŞLA 80 km.” Hızını o an 80′e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: “YAVAŞLA 60 km.” Temel 60′a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: “YAVAŞLA 40.” – “Yolda çalışma var galiba!” deyip 40′a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: “YAVAŞLA 15 km.” Talimata uyarak 15 km.’ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: “YAVAŞLA’YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500″


2 TÜP GEÇİT

İstanbul’a tüp geçit yapılması için ihale açılmış.. Amerika, Japonya vs. hepsi teklif vermiş, 10 milyar, 20 milyar dolarlar… Bizim Temel’le Dursun ise 10 bin dolarlık bir teklif getirmişler.. Komisyon gitmiş Trabzon’a; Temel’le Dursun’u görmeye.. Demişler ki, “ihaleyi size vereceğiz, anlatın bakalım projenizi?” Temel başlamış anlatmaya… – “Ben gidicem Anadolu yakasına başlıycam denizin altından kazmaya, İdris de gidecek Avrupa yakasından kazacak. Denizin altında ortada buluşucaz.” Yetkililer sormuş: – “Peki ya hiç buluşamazsanız ne olcak?” İdris de bu sefer atılmış: – “O zaman bir tüp geçit fiyatına iki tüp geçit yaptırmış olacaksınız…” 


GECEYİ BURADA GEÇİRECEĞİZ

İki Karadenizli uçağa binmiş. Uçak havalandıktan sonra uçağın motorlarından biri bozulmuş. Pilot anons etmiş: – “Uçağımızın bir motoru bozulmuştur. Telaşa gerek yoktur”. Aradan çok geçmeden ikinci motor da bozulmuş. Pilot anons etmiş: – “Uçağın ikinci motoru da bozuldu….”. Temel Dursun’a dönmüş: – “Tursun desene geceyi burda geçireceğiz.” YUNUS BALIĞI

Temel ölmüş. Öteki dünyada görevliler listeye bakmış ve Temel’e: – “Ya, senin adın listede yok sen bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara gore insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?” Temel biraz düşündükten sonra: – “Yunus balığı olayım”, demiş. Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmeden Temel tekrar öteki dünyaya dönmüş. Görevli sormuş: – “Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?” Temel masum bir şekilde cevaplamış: – “Yüzme bilmiyordum, boğuldum!” 


O AFRİKA’DA BEN BURADAYIM

Temel bir gün dertli dertli içiyormuş meyhanede. – “Ne bu hal”, demiş Dursun. – “Boşver” demiş Temel de. Dursun ısrar etmiş “biz arkadaş değil miyiz?” diyerek. Temel dayanamamış: – “Ama kimseye anlatma.. Hani ben bir zaman Afrika’ya gitmiştim ayı avlamaya?” – “Hatırladım bayağı da dönmemiştin” demiş Dursun… – “Günler sonra buldum en sonunda avlayacak bir ayı ama tam ateş edecekken tüfek bozuldu. Ben de kaçarken uçurumdan aşağı düştüm.” – “Eeeee” demiş Dursun “Sonra…” – “Her tarafım kan revan içinde, komaya girmişim. Sonra ayı beni yuvasına götürdü. Yaralarımı yaladı, balla, sütle besledi beni, iyileştikten sonra da bana tecavüz etti aylarca” demiş. – “Buna mı üzülüyorsun, takma kafanı yaa bak bu kadar zaman geçti. Çoluk çocuğa karıştın, mutlu bir hayatın var” demiş Durmuş. Temel: – “Bu da hayat mı be birader… O Afrika’da ben burda..”


Bu yazı toplam 1657 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar