25 Haziran 2017 Pazar Saat 05:36
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Of Kardeş Eli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
15 Eylül 2011 Perşembe Saat 10:59
Of Kardeş Eli Derneği bşk. yrd. Sayın Hasan İnan hoca ile Somali izlenimleri ve fotoğraflar

Of Kardeş Eli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği başkan yardımcısı Sayın Hasan İnan Hoca'nın Somali’ye yaptığı acil yardım seyaheti ve toplumsal mesajları ilçemizin sorumlu gazetecilik örneği veren ofun Nabzı gazetesi tarafından kendisi ile yapılan sohbeti aynen sizlere aktarıyoruz.

Son yılların en zor günlerini yaşayan Somali halkına, duyarlı halkın desteği ile topladıkları yardımları bizzat kendileri giderek ulaştıran Hasan İnan hocamız ile yaptığımız röportaj.
Anadolu Gençlik Derneği Of Temsilcisi ve Kardeş Eli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin başkan yardımcısı Sayın Hasan İnan Hoca ile Somali’ye giderek bizzat görüp yaşadığı o anları konuştuk.

Ofun Nabzı: Sayın hocam, öncelikli olarak bizi kırmayıp, sizinle yapacağımız bu röportaj isteğimizi kabul ettiğiz için teşekkür ediyoruz.

Hasan İnan: Basın yayın olarak, bu tür faaliyetleri gizlemeyerek ortaya çıkarıp, tüm insanlığa duyurma gayreti içinde olduğunuz için biz size teşekküre deriz.

Ofun Nabzı: Geçtiğimiz Ramazan Bayramının son 10 gününü ve bayramı Somali’de geçirdiniz? Somali’ye gidiş kararınız nasıl oldu?

Hasan İnan: Öncelikle şunu belirteyim. Müslüman olarak bizlerin hayat içinde tarafsız olma gibi bir boşluk içinde olmamız Rabbimizin emirlerine aykırı bir durumdur. Sorumluluk içinde bizlerin de bir şeyler yapmamız gerektiği düşüncesiyle arkadaşlarla yaptığımız istişareler sonucunda 2007 yılında Kardeş eli ismiyle bir yardımlaşma derneği kurma kararı aldık. Gönüllülük esası üzerine kurulan bu çalışma geçtiğimiz zaman dilimi içerisinde küçümsenmeyecek büyük başarılara imza attı. Hayırsever kardeşlerimizin samimi destekleriyle ve hayır dualarıyla bugünlere gelen bizler kuruluş amacına sessiz kalmamız asla düşünülemezdi. Ve harekete geçildi, kısa zamanda büyük bir teveccüh gören çalışmalarımız bizleri acaba Somali’ye bizzat yarımlarımızı aracısız götürebilir miyiz diye düşünmeye sevk etti ve Cansuyu Yardımlaşma Derneğindeki arkadaşlarımızı aradık ve onların katkılarıyla Somali’ye gitme imkânı doğdu. Hamd olsun Allah (C.C)’ a.

OfunNabzı: Somali’de televizyonlarda izlediğimiz kadarıyla çok büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Peki, siz bu durumu nasıl gördünüz. Televizyonlarda anlatılanların ötesinde bir durum var mı?

Hasan İnan: Şu hususun öncelikle belirtelim ki, hiçbir zaman gölge aslın kendisi değildir. Televizyonlardan bizlere aktarılanlar sadece bir gölgeden ibaret, anlatılanlar bizlere hikâye gibi geliyordu. Fakat yerinde gördüğümüz manzara olayın çok daha vahim olduğunu bizlere gösteriyordu. Bizdeki bir çoban çadırı kadar büyük bir alan içerisinde 6-7 kişinin kumlar üzerinde kalma mecburiyetinin olması, ihtiyaç giderebilecek olanların olmaması, çadır içindeki kumlarda ihtiyaçların giderilme zorunluluğu tam bir felaketti.

Bütün bu olumsuzluklara güvensiz bir ortam tuz biber oluyor. Bir toplumda otoritenin olmaması büyük bir felakettir. Bütün bunlara rağmen yudumlayabilecek bir yudum su, bir lokma ekmeğe sahip olmak onları mutlu etmeye yetip artmaktaydı. Kanaat insanların ayakta kalmasını sağlayan en büyük dayanaktı.

Ofun Nabzı: Yardım dağıtımlarını nasıl organize ettiniz ve dağıtılan yardımların miktarı ne kadar?

Hasan İnan: Somali’yi veya yardım kamplarını bizim yaşadığımız şartlarla mukayese etmek kesinlikle mümkün değildir. Cansuyu derneği ile ortak olarak yapılan çalışmalarda, daha önce kendileriyle irtibat sağlanmış Mogadişu Üniversitesi yönetiminin katkılarıyla organizasyonlar geçekleştirildi. Ramazan boyu bir iki kampla günlük 4-5 bin kişiye yemek ve tankerlerle su dağıtım yapıldı.

Ayrıca 6-7 kampta toplanan fitreler nakit olarak aile başı 100’er dolar olarak dağıtıldı. Kardeş eli olarak Of’tan toplanan yardımlar 85 bin TL’yi geçmiş durumda.

Ofun Nabzı: Of’tan yapılan yardımlar size yeterlimi? Of halkının Somali’ye bakış açısını, duyarlılığını nasıl görüyorsunuz?
Hasan İnan: Yaptığımız araştırma sonucu bizim kendilerine ulaşamadığımız kişilerin ferdi yarımları ve diğer kurumların organize ettiği yardımlar 200-300 lira TL civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Bu da Of için ideal olmadığı halde çok iyi bir yardım olduğunu düşünüyoruz.

Şuan Of, kendi ismine yakışır bir çalışma yaptı denilebilir. İnşallah 1. Elden Kurban Bayramında bu yardımların daha da ileriye taşınacağını düşünüyorum.

Ofun Nabzı: Orada yaşadığınız zaman diliminde, dikkatinizi çeken bir olay oldu mu?
Hasan İnan: Kamplarda çok gizli ve hızlı bir şekilde dağıttığımız yardımlardan dönüyorduk. Yolda arabayla seyir halindeyken, her halinden bitkin olan yaşlı kadının yanından geçiyorduk. Yanında durarak 100 dolar uzattık. Kendisinin şuan ihtiyacının olmadığını, başkalarına vermemiz gerektiğini söyledi.

Bir başka olayda kamplarda yardım dağıtırken kendisine 100 dolar uzattığımız kadının sevincinden ağlamaya başlaması da ayrı bir mutluluk, huzur veriyordu bizlere.

Ofun Nabzı: Somali halkının Türkiye’ye bakışı nasıl?
Hasan İnan: Somali Halkı Osmanlı’yı ve Türkiye’yi çok yakından tanıyor. Çünkü Osmanlı tarihi, okullarda ders olarak okutuluyor. 14. Asırdan 19. Asra kadar Osmanlı idaresinde kalan bir ülke Somali.

Türkiye’den geldiğimizi söylediğimiz bir gencin gözleri pırıl pırıl bize bakıyor ve şöyle diyordu; Bütün dünya bizler unuttu, fakat bizler sizleri asla unutmayacağız. Ayrıca onların, Türkiye’nin bir vilayeti olmaya hazır olduklarını hissediyorum.

Ofun Nabzı: Bir kez daha Somali’ye gitmeyi düşünüyor musunuz?
Hasan İnan: Allah nasip ederse, yardım ve eksik kalmış kampanyamızı Kurban Bayramında yapacağımız çalışmalarla taçlandırıp, bu kez en az 2 arkadaş olarak Somali’ye gidip kurbanları birinci elden keserek dağıtacağız.
Ofun Nabzı: Son olarak ofunnabzı aracılığı ile iletmek istedikleriniz neler?
Hasan İnan: Son olarak diyoruz ki bir vücudun azaları gibi birbirine bağlı olan Müslümanlar, sadece sıkıntılı zamanlar da değil her zaman bizim kardeşliğimizin varlığını yüreğimizde hissetmeli, onlarla önceden olduğu gibi bundan sonra da aynı dava etrafında tüm yeryüzünün ıslahı için, yaşanabilir bir dünya için ortak çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz. Müslümanların söz sahibi olmadığı bir dünyada insanlık zulme hizmet eden bir sürü olmaktan çıkamayacaktır.

Türkiye’nin öncülüğünde kurulacak bir İslam birliğinin tüm yeryüzünün imarı ve ıslahı için Farz olduğuna inanıyorum..

Çok yakında başlatacak olduğumuz Somali Kurban kampanyamıza hayırsever kardeşlerimizin kurbanlarıyla ve diğer bağışlarıyla katkıda bulunmasını temenni ediyoruz.

Bizleri, böyle Zor şartlarda bile onurunu kaybetmeden kanaatleriyle ayakları üstüne basabilen bir topluma hizmet ettirdiği için Allah’a Hamd olsun.









ALINTI: http://www.ofunnabzi.com/inan_somali_gercegini_ofunnabzicoma_anlatti_-roportaj-_haber1980.html

Bu yazı toplam 3632 defa okundu.
 
Paylaş
abdullah gözaydın
TAKA GAZETESİ RÖPORTAJINDAN BİR BÖLÜM
Somali’ye gitti oradaki drama tanıklık etti. Gözler fersiz, acı, ıstırap, çaresizlik sinmiş, kemikleri çıkmış yüzlere.’ dedi. İnan, Somaliyi TAKA’ya anlattı.

Kolilerle gittiler

Of’ta 4 yıldan bu yana faaliyetlerini sürdüren Kardeş Eli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Somali’deki kardeşlerine el uzattı. Kardeş Eli Derneği İlçedeki hayır sevdalılarının Zekat, Fitre, çeşitli gıda maddesi dolu kolileri ve Bağışlarını Somali kardeşlerimize vermek üzere Afrika’ya gitti.

Gasp edilmiş hayatlar

Gasp edilmiş hakları sebebiyle insanca yaşayabilme imkânını kaybetmiş, fakat onurunu kaybetmemiş insanlara, son nefesini vermek hayata tutunabilecek bir yudum suya sahip olamadığı için yutkunan çocuklara bir yudum su yetiştirebilme ümidiyle yola çıkan Of Kardeş Eli Derneğinin ayakları yerden kesilmiş olmasına rağmen açlık ve susuzluktan tutakları çatlayan kardeşlerinin yanına bir an önce varmak için heyecanından nefeslerini durur gibi oldular.

Of Kardeş Eli Derneği Başkan Yardımcısı Hasan İnan, İlçedeki hayır sevdalılarının katkılarını bizzat Somalili kardeşlerimize kendi eliyle verebilmek için yola cıktı. İnan,”Uçak yol aldıkça heyecanımız yaklaştıkça artıyordu. Boğulmakta olan bir insanın son çırpınışları gibi açlıktan ölümle burun buruna gelmiş Afrikalı kardeşlerimizin, hadi biraz daha koş diye bizlere ellerini uzattığını hissediyorduk” dedi.

TAKA Bize biraz Somali gerçeğini anlatır mısınız, nasıl olur insanlar ölüyor, dünya seyrediyor?

HASAN İNAN: Afrika’da acının her türlüsünü yansıtan görüntülere, insan olan hiç kimsenin ağlamadan bakabileceğini sanmıyorum. Somali Kuzeyden Aden körfezi, doğusunda Hint okyanusu, batıdan Etiyopya ve Kenya ile çevrilmiş bu Afrika ülkesi açlık ve susuzluğun pençesinde. Somali can çekişiyor, üç yılı geçen kuraklığın had safhaya ulaştığı, her gün yüzlerce çocuk ve insanın göz göre göre öldüğü bu fakir ülkelerde, su hayattır, yaşamamız için hava kadar elzem…

Su olmayınca ne kadar yaşayabilir ki insanoğlu? Fakir her ülkede var. Ancak ülkemizde şimdilik su kaynaklarımız bizi idare ediyor. En azından fakirimiz, su bulabiliyor, köylerimizde bahçesine ektiğini yiyip, elindekine kanaatle yaşamaya uğraşıyor. Sadece israf ettiğimiz çöpe attıklarımız bizim fakirlerimize çok bile gelir, ama ne yazık ki açlık ve susuzluktan insanlar ölürken bu israflarımızın günahını bizlere soracak olan var.

Düşüncesizce akıtılan musluklardan akan suyun damlasına hasret Afrika! Kilometrelerce yürüyerek bizim gördüğümüzde ‘bu su içilir mi?’ dediğimiz çamurlu suları getiriyorlar. Her türlü salgın hastalığa davetiye çıkaracağını bile bile.hayada tutunmak için içiyorlar.içmek zorunda kalıyorlar.Çünkü susuzluktan kardeşlerimizin tutakları yarım santim çatlamış. Bu insanları görünce konuşacak nefes bile alamaz olduk.

TAKA: Hocam yapılanlar yeterli mi?

HASAN İNAN: İnsan olarak direk yardım edememekten, onlar açlıktan ölürken yemek yemekten, Su içmekten, İnsan olduğumuz, onlara çare olamadığımız için üzgünüm. Sadece verilen cep yardım numaralarına mesaj atmak yeterli değil! Toplanan yardımlara katkıda bulunmak okyanusta damla misali…Dünya ülkeleri niçin suskun, neden yardım için sadece ülkemiz ve bazı ülkeler kıpırdıyor? Her ülke istese orayı yardım rüzgarına tutar.

TAKA: Uzun bir yol gittiniz, sizde yoruldunuz, ama şimdi mutlusunuz?

HASAN İNAN: Uçak motorlarını ısıtıyor. Sanki motor sesinde tüm insanlığı kurtaracak bir duygu yüreklerimize işliyor. Büyük bir hazine kaybetmiş, insanın kaybettiklerine kavuşma heyecanı vardı bizde. Sanki bizler insanlığa, mazlumlara ve Müslümanlara düşman zalimleri boğmaya gidiyorduk. İnsanlık kasaplarına diklenmeye, anlı açık bir duruşla zalimlere karşı nefret duyan, milyonlar adına insanlığa ve kardeşlerimize, biz buradayız müsterih olun demeye gidiyorduk. Rabbimizin rızasını kazanabilmek ümidiyle, kabul olabileceğini umduğumuz küçük ama umut dolu gayretlerle yollardaydık. Bizler kardeşlerimize doğru yol aldıkça heyecanımız artıyor, biran evvel zaman geçirmeden ulaşmak istiyorduk. Bir yudum su, bir lokma ekmek diye bize doğru uzatılmış ellerin varlığını daha çok hissediyorduk. Üç saatlik bir yolculuktan sonra Nairobi deyiz.

TAKA: Somali’de Osmanlı izleri var mı?

HASAN İNAN: Transit pasaport ve vize işlemleri yapılıyor. Bizlere zorluk çıkartıp rüşvet almak isteyen Kenyalı görevlilerin bu tavrını gören Somalili bir genç bize yaklaşıyor ve Arapça bizlere yardımcı olmaya çalışıyor. Kesinlikle rüşvet vermememiz gerektiğini söylüyordu. Tanışma faslından sonra Türkiye’den geldiğimizi söyleyince gözleri pırıl pırıl bizlere bakıyor. 14. asırdan 19. asra kadar Osmanlı idaresinde olan bu topraklara neden daha önce gelme ihtiyacı duymadığımızı, kardeşlik vazifemizi neden bu günlere bıraktığımızı sorar gibi bir tavırla, yine de mutlu ve bizlere şu unutulmayacak sözü söylüyordu: Bütün dünya bizi unuttu, fakat bizler sizleri asla unutmayacağız! Bu sözler duygularımızı biranda hareketlendiriyor ve yutkunuyorduk. Sorumluluğumuzun bir kat daha arttığını hissediyorduk. Bekleme vaktimiz bitmiş, son durak Mogadişu’ya doğru yola çıkıyoruz. Her uğradığımız durakta sanki bir suçlu misali bir şeylerin bizlere battığını hissediyorduk.Bu nedenle ateş düştüğü yeri yakar.Başkasını yakmaz ama Bu kardeşlerimizin bu yaşam acıları bizleri yaktı.Bunların yaşantısını hayat mücadelesini görsel ve yazılı basından ancak yüze 20 sini biliyor.yüzde sekseni en vahim yaşantılarını kimse bilmiyor.Biz gezdik dolaştık dam gerçeği görünce nefeslerimizi tutamaz olduk.

TAKA: Türkleri artık çok seviyorlardır?

HASAN İNAN: İnsanların onca sıkıntı, meşakkat ve ölümle olan yakın arkadaşlıklarına rağmen sahip olabildikleri bir öğünlük yemekte mutlu olabildiklerini yüzlerinden hissedebiliyorsunuz. Toplumu hayata bağlayan en önemli dayanakları, kanaatleriydi. Arabayla yolda giderken, kendisine uzattığımız yüz doları geri çevirerek, kendisinin şu an ihtiyacı olmadığını söylüyordu. Belki kendisine değil ama çocuklarına içirebilecekleri tencere içerisindeki, kaynatılmamış ağaç ya da odun suları…Bütün bu açmazlar onları onurlu yaşamaktan ayırmıyor. İslâm’a olan bağlılıklarından asla ödün vermiyorlardı. Hayatın imtihan olduğunu bilen bu insanlar, kendileri açısından ağır bir imtihandan geçerek cennete ulaşma gayretindeydiler. Gezmiş olduğumuz kamplarda girdiğimiz her çadırda karşılaştığımız tek şey, bizdeki eski çoban çadırları kadar büyük bir alanın içerisinde altı yedi kişinin kalma mecburiyetinde olduğuydu. Tuvalet ihtiyaçlarını görecek yerlerin olmaması sebebiyle, çadırlar içerisinde ki kumlarda ihtiyaçlar gideriliyordu. Kumlar üzerinde ağızlarına sineklerin girdiği çocuklar! Üzerlerine örtebilecek hiçbir şeylerinin olmadığı çocuklar!

TAKA: Yardımlarınızı nasıl dağıttınız?

HASAN İNAN: Yardımlarımızı çok hızlı ve gizli bir şekilde dağıtma mecburiyetimiz vardı. Dört-beş bin çadırın olduğu kamplarda yaşayan binlerce insanın hücumuna uğrayabilme tehlikesiyle karşı karşıyaydık. Kaldığımız otelin dışına çıktığımız andan itibaren, korumalarla dolaşmak mecburiyeti vardı. Akşamdan sonra sokaklarda dolaşmak herkes için tehlike saçmaktaydı. Böyle bir keşmekeş, böyle bir bilinmezliğin arasında adeta ölümü (boğazlanmayı) bekleyen kurbanlıklar gibiydiler. Tüm umutları Türkiyeli Müslümanların kendilerine sahip çıkmasıydı. Görüştüğümüz bir Somalili kardeşimiz bizlere, burası sizin memleketiniz diyordu. Çok geniş ve verimli arazilere sahip Somali’nin açlıktan ölüme terk edilmesi, tam bir batı vahşetidir. İnsanlığın ve ekonomilerin baş belası olan BM politikalarının uygulandığı toplumların akıbetlerini çok güzel bir şekilde gösteriyordu Afrika. Aslında Somali bize diyordu; kendimize gelmemiz gerektiğini! Haykırıyordu bizlere, önceden olduğu gibi, bugün de tekrar ağabeylik rolünü üslenmemiz gerektiğini. Türkiyeli Müslümanların öncülüğünde kurulacak bir İslâm birliği, Afrika’daki mazlumların olduğu kadar tüm yeryüzü insanlığının da tek kurtuluş reçetesidir. Yaşanılabilir bir dünyanın inşası için, Müslümanların mutlaka sorumluluk üstlenmeleri gerekir. Batılı düşüncenin dost kabul edilmeyeceği ortadayken, rotasını batıya dönmüş memleketlerin de gelecekleri pek parlak olmayacaktır. Sömürmekte ve ihanette hiçbir insafa sahip olmayan A.B.D, Avrupa ve İsrailli semirdikçe vampirlere benzemektedirler. Somali’de yapılması gereken en önemli iş, emniyetin ve sükûnetin sağlanmasıdır. Okyanus’a 3.000 km kıyısı olan Somali, balıkçılıktan bile geçimini sağlayabilir.

TAKA: Temaslarınız oldu mu?

HASAN İNAN: Kendileriyle görüştüğümüz Mogadişu üniversitesi rektörü bizlere, Türkiye de eğitim görecek gençlerin eğitimiyle ilgili ortak çalışma yapmamız gerektiğini söyledi. Buna karşılık ta biz hayırsever Of’lu kardeşlerimiz adına, 10 Somalili genci Türkiye’de okutma sözü verdik. İnanç değerlerine son derece bağlı böyle izzetli ve şerefli bir topluma bizleri hizmetkâr kılan Allah (c.c) a hamt olsun. Gelirken sahip olduğumuz duygular yapılan yardımlarla belli bir süreliğine de olsa insanların yüzlerinin gülebildiğini görebilmek, çocukların oynayabildiğini görebilme karşısında biraz olsun iyimser bir havaya bürünmüş olsak ta gözümüz arkada umutlarımızı zamana bırakarak yola çıkmaktayız.

Yardımların yoğun bir şekilde ulaştırıldığı Mogadişu kamplarındaki insanlar gelen yardımlarla sabır ve sebatlarını kanaatleriyle birleştirerek hayata tutunmaya çalışıyorlar. Ramazan ve bayramın toplum üzerindeki manevi koruması da umutlara ilave olunca şu anlık biraz rahatlamış görünüyorlar. Her an başlayabilecek bir iç savaşın iyileşebilecek yaşam koşullarını zora sokmakta, yeşermekte olan umutları soldurmaktadır. En son havaalanına gelmeden uğradığımız üniversite rektörünün daha önce belirtilmiş konunun altı tekrar çiziliyor. Toplumun geleceğinin eğitimli Somalili gençlerin sorumluluk almasıyla mümkün olacağının vurgusu yapılıyordu. Bunun gerçekleşebilmesi için Somalili gençlerin Türkiyedeki üniversitelerde okutulabilmesi için Türkiyedeki Müslümanlardan yardım bekliyorlar. Bir diğer husus da her konuda Türkiye ile işbirliğinin artırılmasıdır. Türkiyeli Müslümanların tecrübelerinden istifade etmek istediklerinin vurgusu yapıldı. Türkiyeli Müslümanların bu sıcak ve yakından ilgisine de teşekkürlerini ve memnuniyetlerini ilettiler. Arkadaşlarımızla birlikte kurban dan evvel kendilerini Türkiye’ye davet ettik. Bunun da inşallah gerçekleşeceğini söylediler. Son olarak bilinmesi gereken önemli bir husus Somali’yi bugün ki hale getiren Batı düşüncesinin ve onun resmi temsilcisi B.M nin kesinlikle Somali’ye müdahalesi engellenmelidir. Onların Somali’de söz sahibi olmaları yara üzerine dökülen tuz gibidir. Bugün hastaları tedavi bahanesiyle Somali’de olan B.M nin organ kaçakçılığı yaptığının ortaya çıkması, Somalililerin yaralarına dökülen tuzun Somalililere yansıyan en basit bir göstergesidir.

TAKA: Hocam bize Somali’yi yeniden yaşattınız, teşekkür ederiz?

HASAN İNAN: Haydi bir yardım eli de biz uzatalım. İnsanlığın ölmediğini ispat edelim. Birkaç günlük yiyeceğimizden kısarak bir cansuyu da biz yollayalım. Yardımlarınızı emin ellerle yerine ulaştırmak istiyorsanız Of Kardeş Eli Derneği Kurban arifesi yine yola çıkıyor.
Bir damla suya muhtaç olan Somali kardeşlerinize sizde bir bardak can suyu bizimle gönderin.
16 Eylül 2011 Cuma Saat 16:15
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar