19 Ağustos 2017 Cumartesi Saat 04:09
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İsmailağa cemaatinden Yakup Yıldız Hoca efendi hakk'ın Rahmetine kavuştu
22 Ağustos 2013 Perşembe Saat 07:00
Of Çataldere köyünde hizmet veren Yakup Yıldız Hoca efendi Sakarya'da vefat etti, Arifiye kalaycı merkez camiinde eda edilecek cenaze merasimiyle burada defnedilecek,

İsmail Ağa Cemaati’nin tanınmış simalarından büyük âlim Yakup Yıldız, vefat etti.

Cenazesi 23 Ağustos Cuma namazına müteakip, Sakarya Arifiye Kalaycı Merkez Camii’nde kılınacak cenaze namazından sonra defnedilecek.  Dostları, sevenleri ve talebelerine duyurulur.

MERHUMA ALLAH'TAN RAHMET SEVENLERİNE SABRI CEMİL NİYAZ EDERİZ

Bir dönem köyümüz Çataldere'de 14 sene Arapça ve Şer’i ilimler üzerine eğitim verdi, hocamıza Allah'tan rahmet diliyoruz

Rabbin adamları olmaya çalışan insanlardan biridir Yakup Yıldız. 1941 yılında Çaykara’nın Çambaşı (Anoso) köyünde dünyaya geldi. O çevrenin, birçok insanı gibi babası da hayvancılıkla uğraşan biriydi. Yazları köyde kışları babasıyla beraber Demirkapı(Haldızen) yaylasında geçirdi. İlkokul eğitimini süresinde aynı zamanda Fikri Yıldız’dan Kur’an eğitimi aldı. İlkokul eğitimi tamamladıktan sonra dini ilimlere yöneldi. 12 yaşından itibaren ilgilendiği Arapça eğitimine Molla Yusuf’un oğlu Ahmet Aydın ve Ali Sait Özcan Hoca’dan başladı. Ardından üzerimde annem kadar sevdiğim eşinin de, kendisinin de çok emeği var dediği Ahmet Hamdi USTAOĞLU (Stuba hoca)’ndan 4 sene Arapça ve Şer’i ilimler üzerine eğitim aldı. Evlendiği sene annesine borç yaptırarak elime geçmesi için gözümü bile verirdim dediği, Kutubi’nin Şerhi Cevhere kitabı kendi evinde kuracağı 3000 dolayında kitabın bulunduğu kütüphanesinin ilk kitapları arasında yer aldı.Askere gitmeden evvel o zamanki Çaykara müftüsü Yusuf Bilgin’den Kıraat ve Feraiz (İslam Hukuku) ilmini aldı.1961 de askere giden Yakup Yıldız,askerden döndükten sonra Giresun’un İdil köyünde beş sene görev yaptı.Göreli de ilk icazet törenini organize etti.İcazette Çaykara’dan Yusuf Bilgin Hoca ve Hacı Hasan Efendi’yi ağırladı. Daha sonra Çaykara döndü ve Yente’de 2 yıl görev yaptı. Burada özellikle Diyanetsen Kurucu Başkanı Merhum Ahmet Yıldız’ın yetişmesine yardımcı oldu. Öyle ki Ahmet Yıldız bir kitabında ’’Okumama büyük sebep olan Yakup Hocama atfediyorum’’ demişti. Bağdat’ta eğitim almak için Yente de ki görevini bıraktı ve yola çıktı.4 yıl boyunca Bağdat’ta kaldı. Orada mastır yapan Ruhi Özcan ve Evkaf okulları Hocası Abdulkerim Biare’den eğitim aldı. Yüksek İslam Enstitüsi’ni bitirdi. Yurda döndükten sonra Of ilçesinin Çataldere Köyünde 14 sene Arapça ve Şer’i ilimler üzerine eğitim verdi. Ardından şuanda da mukim olduğu Sakarya’nın Arifiye İlçesine göç etti.

Hem hocalık hem talebelik yapmış olan Yakup Yıldız hocalık mı talebelik mi sorusuna ‘’Elimde imkan olsa bir daha talebe olurdum’’ diyor ve başlıyor talebelik anılarından anlatmaya. Talebelikte hiç unutamadığı anı Bağdat’a gidişi ve oradaki ilk günleri… Öncelikle Musul’a gelerek oradan Bağdat’a geçecekti. Ramazan ayı idi. Musul’a varmış iftarı yapacaktı. Tam iftarı yapacağı sırada Bağdat’a giden tren kalkış saati gelmiş nasıl olsa yolda bir şey bulur yerim diyerek trene binmiş fakat umduğunu bulamamış 12 saatlik tren yolculuğu boyunca ne iftarı yapma şansı ne de diğer günün sahurunu yapma fırsatı bulmuş ama yinede bu kadar dayandım aksam iftara kadar da dayanırım deyip iki günlük oruç tutmuştu. Gittiği ilk günlerde otelde kalmaya maddi durumu el vermediği için İmam-ı Azam’ın camisinin imamının kaldığı dairenin merdivenlerinin altında bir hasırın üzerinde yatmış, o günlerde maddi durumu elverdiğince hurma alıp orucunu öyle tutmuştu. Ama şimdi hatırlayınca ‘’En lüks otelden daha güzeldi o hasır, zevkle yattım. Sonunda idealime ulaşacaktım ya benim için hiç zor olmadı hiç dokunmadı bana o hasırın üzerinde yatmak.’’ Diyecek kadar idealine bağlı bir yaşam sergilediğini gösterdi.Bağdat’taki okulunda sınıfının belirleneceği sınavı da hiç unutmuyordu.Çünkü sınav olacağı ona 2 gün önceden söylenmişti.Sınavla alakalı hiç umudu yokken bir kitaptan baktığı öylesine iki sayfadan soruların çoğunluğu gelmesine şükrediyor ve ‘’Allah azmedenlerin isteyenlerin yanındadır’’ diyor.Hocalık döneminde ise Giresun’dan ayrılış sürecinde tüm köylünün onu uğurlamasını Çataldere’den ayrılırken de kız öğrencilerinin üzüntülerinden arkasından kursun camları kırmasını asla unutamadığı anılar arasında yer aldı.

Örnek aldığı hocalar: İskilipli Atıf Hoca, Ali Haydar Efendi ve Ömer Nasuhi Bilmen. Hocalardan bahsederken Çaykara’dan neden bu kadar çok hoca çıktığı sorusuna bu boğazda yapılan din eğitiminin bölücü ve hurafe anlayıştan uzak olduğunu sadece İslam’ın özünün öğretildiğini ayrıca Çaykara halkının Kur’an Kurslarına olan teveccühünün yüksek olmasına bağlıyor ve Çataldere iken onu teftişe gelen ve Karadenizli olmayan bir Müfettişin ‘’Şu boğaz olmasaydı Türkiye’de İslam hukuku kalmazdı’’ sözünü hatırlatıyor.

İlerlemiş yaşına rağmen hala araştırıp yeni bilgiler öğrenen ve talebelerine aktaran Yakup Yıldız, Kur’an-ı Kerim’in en büyük ilham kaynağı olduğunu ve müslümanın muhakkak 3 şeyi tam olarak öğrenmesi gerektiğini söylüyordu.’’Birincisi öğreneceğiz. Çünkü bilgisiz olmaz. Ama tek başına bilgi yetmez. İkincisi öğrendiğimizle amel edeceğiz ve son olarak öğrendiğimizi de öğreteceğiz.’’

Selam ve dua ile…

Kaynak:Ziyauddin Demirci

S.Ü ÇEKO Öğrencisi/Sakarya

Bu yazı toplam 2227 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar