Mine Çakır
minecakir100@gmail.com
HÜZÜNLENMEK MANEVÝ BÝR HASTALIKTIR
28 Kasım 2014 Cuma Saat 21:42

Allah için yaþamayan, Kuran'a uygun yaþamayý, hayatýnýn temel amacý yapmayan insanlar hüzünlenmek için pek çok neden bulabilirler. Kiþi, sadece içten bir þekilde Allah'a yönelir, O'nun rýzasýný gözetir, Allah'ý her þeyden ve herkesten çok severse ve O'ndan korkarsa mutluluðu yakalayabilir. Evreni ve insaný yaratan Yüce Rabbimiz, insanýn nasýl yaþarsa mutlu olacaðýný da belirlemiþtir. Dolayýsýyla O'nun gösterdiði yol dýþýnda, mutluluða ulaþmak mümkün deðildir. Nefislerinin isteklerini yerine getirerek ya da daha baþka Kuran dýþý yollarla mutluluða ulaþacaðýný sananlar, hayatlarý boyunca dünyevi emeller peþinde koþarak ömürlerini tüketirler. Amaçlarý yalnýzca rahat etmek ve kendilerini tatmin etmek olan bu insanlar, elbette pek çok sýkýntýlar, üzüntüler ve mutsuzluklar yaþayacaklardýr.  


Hüzünlenmeye karþý garip bir eðilimi olan insanlarýn her durumdan hüzünlenecek þeyler çýkarmak gibi bir özellikleri vardýr. Örneðin çok güzel bir ortamda mutlu bir ruh halindeyken, birden yaptýklarý hatalarý tekrar tekrar düþünüp hüzünlenirler. Yine sahip olamadýklarý nimetleri düþünüp, sýkýntýya düþerler.  Her durumda þikayet edecek bir olumsuzluk saptarlar. Ýnsanlardan yana beklentiye girmek, küsmek, söylenenleri kendi aleyhine yorumlamak, yalnýzlýða meyletmek, sýk sýk haksýzlýða uðradýðýný dillendirmek, devamlý bir memnuniyetsizlik içerisinde olmak, hem mutsuz olmak için çabalamak hem de mutsuz olduklarý için yakýnmak temel karakter özellikleridir. 


Üzülmek güzel ve fayda getiren bir þey midir ki bu insanlar üzülmeye adeta özen gösterirler? Elbette hayýr. Üzülmek yýkýcýdýr. Yapýcý hiçbir tarafý da yoktur. Bedene zarar verir, ruha zarar verir, manevi güce zarar verir, akla-doðru düþünme yetisine zarar verir. 


Öyleyse, hüzünlenmeye bahane aranmamalýdýr. Hüzünlenmek, doðal ve olmasý gereken bir duygu olarak kabul edilmemelidir. Çünkü insan üzülmeye, hüzünlenmeye odaklanýrsa, üzülmek için pek çok sebep bulabilir. Mutlu olmaya, güzellikleri görmeye odaklanýrsa da þükretmek için pek çok sebep bulabilir. Güzel olan, mutluluk ve huzur verecek olan varken neden sýkýntý ve acý vereni tercih edelim ki?


Sürekli hüzünlü bir ruh halinde olup da, Allah'a ve Kuran'a iman ettiklerini söyleyenler ise ya bilgisizlik ya da büyük bir gaflet içindedirler. Çünkü müminler için bazý olaylarý hayra yorup, bazýlarýný þerre yormak söz konusu deðildir. Her iþi hikmetli olan Yüce Allah pek çok ayette, müminler için HER ÞEYÝ hayýrla yarattýðýný bildirmiþtir. Yani bize kötü gibi görünen hiç bir þey hakikatte kötü deðildir. Bu gerçeðin üzerinde sýk sýk tefekkür etmek, bu konuda tembellik etmemek gereklidir. 

Bu önemli gerçeði önemsememek, üzerinde düþünmemek, unutmak, aklýn ve vicdanýn tam kabul etmesi için gayret etmemek, gaflet içerisinde anlamamazlýktan gelmek kiþinin dünyasýný da ahiretini de zora sokacaktýr. Allah her olayý ve her þeyi kusursuz yaratandýr. Olaylara mümin gözüyle, Allah'ýn yarattýðý hikmetler gözüyle bakanlar her zaman güzellikleri görecek, mutlu olacaklardýr.


“...Olur ki hoþunuza gitmeyen bir þey, sizin için hayýrlýdýr ve olur ki, sevdiðiniz þey de sizin için bir þerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216)

Üzüntüye kapýlmamak, Allah'ýn istediði, yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur. 

Müminler sýrf Allah'ýn rýzasýna erebilmek için bu ruh halinden kaçýnýrlar. Ýnsan üzüntünün faydasýz ve tahrip edici olduðunu sadece samimiyetle düþünerek dahi anlayabilir. Ölüm giderek yaklaþmaktayken üzüntü ile, kuruntu ve vesvese ile vakit kaybetmek, geçici þeylere takýlýp kalmak ahirette piþmanlýk vesilesi olacaktýr. Üzülmek yerine, devamlý tatmin duygusuyla þükretmek, sonsuz ahiret hayatýný, Rabbimizin vereceði sonsuz nimetleri düþünmek, cennete girecek olma ümidi içinde olmak kiþiye mutluluk vermeli, bu sevinç hali tavýrlarýna ve konuþmasýna yansýmalýdýr. Müminlerin her durumda þükretmesi, her þeyde hayýr ve hikmet görmesi, asla ümitsizliðe, dünyevi endiþe ve korkulara düþmemesi Kuran'a en uygun olan tavýrdýr.


"De ki: "Allah'ýn bizim için yazdýklarý dýþýnda, bize kesinlikle hiçbir þey isabet etmez. O bizim Mevlamýzdýr. Ve mü'minler yalnýzca Allah'a tevekkül etmelidirler"." (Tevbe Suresi, 51)

Mine Çakýr